
Sohbet-Chat
Videolar
E-Kartlar
Canli TV
Şiirler
Ruya Tabirleri
Şifalı Bitkiler
Arkadas Ara
Sevgililer Günü
Arama
Canlı Sohbet

Hulya Avşar
Banu Alkan
Muazzez Ersoy
Gülben Ergen
Sibel Can
Seda Sayan
Muzazzez Abaci
Ajda Pekkan

Msn Avatarları
Msn Smiles
Msn Background
Hareketli Smiles

Aşk Hikayeleri
Dostluk Hikayeleri
Cocuk Hikayeleri
Asker Hikayeleri
Dini Hikayeler
Sarhos Hikayeleri
Gercek Hikayeler
Diger Hikayeler

Anneler Günü Sözleri
Aşk Sevgi Sözleri
DostLuk Sözleri
Doğum Günü Sözleri
Özür Dileme Sözleri
Evlilık Kutlama Sözleri
Ayrılık Ayrılma Sözleri
Özlem Hasret Sözleri
Bayram Sözleri
Kandil Sözleri
Kadir Gecesi Sözleri
Hazir Cep Sözleri
Anlamlı Sözler
Ünlülerin Sözleri
Arkadaş Sözleri
Hazir Cep Sözleri
Babalar Gün Sözleri
Asker Sözleri
Kardeş Sözleri
Nefret Sözleri
Sitem Sözleri
Günaydin Sözleri
Özlem Sözleri
|
|
|
Kanser Bilgileri |
|
20 Mart 2007
Kanser Her Vücutta Bulunur
Kanser Her Vücutta Bulunur... Lütfen benim başıma gelmez demeyin kanserli
hastalara yardım edelim...
25 Aralık 2006
Kanserli Hastaların Beslenmesi
Hastalıkta enerji ve protein gereksinimi
Beslenme ile kanserin yakın ilişkisi olduğu biliniyor.Kanserli hastalar kilo
kaybeder.Kilo kaybeden hastaların günlük enerji ve protein alımları normalin
altına düşer.Protein alımı ile de total vücut potasyumunun,total vücut suyu ile
ilişkili olduğu saptanmıştır.Vücut ağırlık kaybının yağ,su,yağsız vücut kütlesi
,azot ve potasyumu yansıttığı bilinmektedir.
Kanserli hastaların %50’sinde tat duygusunun değiştiği bilinmektedir.Bu
hastaların en az %40 ‘ının bir besin maddesinden nefret ettiği de görülmüştür.
Yapılan araştırmalarda yüksek protein içeren gıdaların;et,balık,tavuk
vs.hastalar tarafından istenmediği bilinmektedir.Bunların yerine yumurta ve
peynir tercih edilmektedir.Yüksek kalorili gıdalarda tatlılar gibi az sevilenler
arasındadır.
Çeşitli araştırmalar tümör büyümesinde yalnız başına karbonhidrattan gelen
enerjinin ,konakçının beslenme durumunu etkilemediğini göstermiştir.Yalnız
başına aminoasitler içinde aynı şey gözlenmiştir.
Vitamin ve minerallerin tedavide kullanılmaları
* A vitamini
Günümüzde ratinol ve analogları çeşitli kanserlerin önlenmesinde ve tedavisinde
kullanılmalıdır.Değinmek istenilen diyetle alınan vitamindir.Sigaranın akciğer
kanseri riskini arttırdığı bilinmektedir.Hastalık riskinin süt ve havuç
tüketenlerde azaldığı ileri sürülmektedir.
* C vitamini
Kemik metastazlı hastalara yüksek dozda c vitamini verilmesiyle kemik
ağrılarının azaltılacağı görüşü savunulmaktadır.Ağrıların azalmasının c
vitamininin tirozin metabolizmasındaki etkinliğinden dolayı olabileceği
düşünülüyor.
* Folik asit
Oral kontraseptik alan kadınlarda 3 ay süre ile günde 10 mg folik asit verilmesi
servikal kanserin riskini düşürdüğü sanılmaktadır.Bazı tümörlerde folat
kullanımının arttığı bilinmekte ve bu durum vitaminin pürin ve primidin
sentezindeki önemli rolüne bağlanmaktadır.Tümörlü dokudaki büyüme normalden
fazla olduğu için yetersizliğin büyümeyi geciktirebileceği düşünülmüştür.
* B 12 vitamini
Folat yetersizliğinin tümör üzerinde yaptığı etki gibi B 12 vitamini
analoglarının da tedavide kullanılabilecekleri düşünülmüştür.Akut B 12 vitamini
yetersizliği vitamin analogları kullanılarak oluşturulmuş ve antineoplastik
sonuç vermiştir.
* Tiamin
Kanserli hastalarda tiamin yetersizliği riski olduğunu ve bunun sitotosik
ilaçlarla daha da arttığı bilinmektedir.Bazı ilaçlarla birlikte vitamin
verilmesi hastaların tedaviye cevabını arttırmakta ve kendilerini iyi
hissetmelerine neden olmaktadır.Örneğin 5-fluorouracil gibi.
* Mineraller
Vitaminler gibi minerallerinde kullanımları halen tartışma
halindedir.Bazılarının verilmesi olumlu etki yaparken , bazıları ise tümör
gelişimini hızlandırmaktadır.Çinko bu minerallerdendir.Çinko yetersizliği olan
çeşitli kanserli hastalara operasyondan sonra mineralin verilmesi sağlık
durumunda olumlu etki yapmıştır.
Genel diyet ilkeleri ve özel beslenme yolları
1- Ağızdan alma
* Yumuşak ve sulu besinler* Az artık bırakan besinler* Temel diyete bağlı bazı
ekler* Kimyasal olarak formüle edilmiş diyetler
2-Özel beslenme
* Tüp beslenme* Total paranteral beslenme* Hiperalimentasyon
Oral Seks ve Ağız Kanseri
Oral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre
insan papilom (meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler) virüsü ağız
kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız
kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu. İyi haber bu riskin çok küçük olması.
Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu
sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.
İnsan papilom virüsü (HPV) cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu virüsün
servikal kansere (rahim boynu kanseri) yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar
bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret
ediyor.
Fransa, Lyon’daki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu’nda çalışan bilim
adamları ağız kanserine yakalanmış l670 deneği, l732 sağlıklı denekle
karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudan’da yaşıyordu.
Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de
tespit edildi.
HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını
açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla 3
misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler
arasında bir fark saptanmadı.
Söz konusu araştırmanın sonuçları “Journal of the National Cancer Institute”
isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı.. Bu sonuçlar HPV ile ağız
kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.
Jenital (cinsel organ) HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABD’deki 25 yaşındaki
kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur. Bu enfeksiyonların yalnızca
yüzde 10′u kansere yol açan türdendir. Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde 95′i
bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda
insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.
Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs
kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını
artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların
ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut
Kanser tedavisi
4 tür tedavi kullanılmaktadır:
1.Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)
2.Radyasyon (ışın) tedavisi (yüksek-doz x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili
ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesi): Radyasyon tedavisinde
kanser hücrelerini öldürmek ve tümörü küçültmek için x-ışınları veya diğer
yüksek-enerjili ışınlar kullanılır
3.Kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılması):
Kemoterapi haplar şeklinde ağız yoluyla ya da iğne aracılığıyla damar veya
kaslara verilerek uygulanabilir. Kemoterapi sistemik bir tedavidir, çünkü
verilen ilaç kan dolaşımına girerek tüm vücudu dolaşır ve hedef organlardaki
kanser hücreleri dışında vücuttaki tüm kanser hücrelerini ya da sağlıklı
hücreleri öldürebilir.
4.Alternatif Tıp (Bağışıklık sistemini güçlendirerek, kendi kendini
iyileştirmesine fırsat tanımak)
Kalın bağırsak kanseri
Kalın bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalın bağırsak, rektum ve
apandiste görülen kanserli büyümeleri kapsar. Batı dünyasında en sık rastlana
üçüncü kanser tipi ve olüme yol açan kanserler arasında ikinci sıradadır.
Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen adenom poliplerden ortaya çıkar.
Kalın bağırsak kanseri her yaşta görülmesine karşın, hastaların % 90'ından
fazlası, kırk yaş ve üzerindedir. Bu yaştan itibaren her on yılda risk yaklaşık
iki katına çıkar. Ailesinde kalın bağırsak kanseri veya kalın bağırsak polipi
bulunanlar ve ülseratif kolit hastalığı olanlarda risk artar.
Polipler ve kanserin erken aşamaları, genellikle belirti vermezler. Bu yüzden
kırk yaşından itibaren mutlaka, rektal muayene, sigmoidoskopi ve dışkıda gizli
kan testi yapılmalıdır.
Rektal muayene, yani makattan parmakla yapılan muayene ile kalın bağırsak
poliplerinin en az % 80'ine tanı konulabilir. Sigmoidoskopi uygulamasında, özel
alet ile makattan rektum bölgesine girilir ve ışık kaynağı yardımıyla bölge
ayrıntılı olarak incelenir. Dışkıda gizli kan testi, belirti vermeyen ve sinsice
kanama yapan poliplerin tanınmasında kullanılır.
Erken dönemde tanı koyulan kanserlerde iyileşme oranı % 80-90 arasındadır. Selim
tabiatlı poliplerin, yani et parçalarının zamanla kanserleşmesiyle oluşan
kalınbağırsak kanserinin önlenmesi için, poliplerin kanserleşmeden tanınması ve
cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekmektedir.
Kalın bağırsak kanserinin sık görülen belirtileri :
*Makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi (kabızlık veya
ishal)
*Karın ağrısı
*Karında kitle
*Kilo kaybı |
| |
|

Mustafa Kemal Ataturk
Orhan Pamuk
Mevlana
Evliya Celebi
Mehmet Akif Ersoy
ibn-i Sina
Piri Reis
Nesreddin Hoca
Yunus Emre
Necip Fazıl Kısa Kürek
Diğerleri...

Yemek Tarifleri
Bebek isimleri
Kalori Cetveli
Güzellik
Pratik Bilgiler
Kahve Falı
Diyet Listeleri

Yazarlar
Şiir Sözleri
Turkçe
Edebiyat
Edebi Akımlar
Edebiyat Sözlüğü
Divan Edebiyatı
Yazım Kuralları

Sevgili Ne İster
Sevgi Sözcükleri
Kişilik Testleri
Kız Tavlamanın Yolları
Aşkın Kanunu
Aşkın 50 Belirtisi
Etkileyici Sözler
Aşk Mesajları
Aşk Nedir ?
Güzel Sözler
Aşk Reçetesi
Kiskançlık Ve Aşk

Manken Resimleri
Bebek Resimleri
Hayvan Resimleri
Manzara Resimleri
Araba Resimleri
Çiçek Resimleri

Birdiyar
Üniversiteler
Yeni Yıl Mesajları
Hazır Mesajlar
Ünlülerin Siteleri
Bilmeceler
İlginc Bilgiler
İlginc Yazılar
Dostnehri |