Anasayfa  | Sohbet-Chat  | Videolar  | E-kartlar  | Şiirler  |  Arama   |  Kim kimdir  |  Hazır Mesajlar  |  itiraf Oku  |  Resimler | iletişim

   Sohbet-Chat
   Videolar
   E-Kartlar
   Canli TV
   Şiirler
   Ruya Tabirleri
   Şifalı Bitkiler
   Arkadas Ara
   Sevgililer Günü
   Arama
   Canlı Sohbet

   Hulya Avşar
   Banu Alkan
   Muazzez Ersoy
   Gülben Ergen
   Sibel Can
   Seda Sayan
   Muzazzez Abaci
   Ajda Pekkan

   Msn Avatarları
   Msn Smiles
   Msn Background
   Hareketli Smiles

   Aşk Hikayeleri
   Dostluk Hikayeleri
   Cocuk Hikayeleri
   Asker Hikayeleri
   Dini Hikayeler
   Sarhos Hikayeleri
   Gercek Hikayeler
   Diger Hikayeler

   Anneler Günü Sözleri
   Aşk Sevgi Sözleri
   DostLuk Sözleri
   Doğum Günü Sözleri
   Özür Dileme Sözleri
   Evlilık Kutlama Sözleri
   Ayrılık Ayrılma Sözleri
   Özlem Hasret Sözleri
   Bayram Sözleri
   Kandil Sözleri
   Kadir Gecesi Sözleri
   Hazir Cep Sözleri
   Anlamlı Sözler
   Ünlülerin Sözleri
   Arkadaş Sözleri
   Hazir Cep Sözleri
   Babalar Gün Sözleri
   Asker Sözleri
   Kardeş Sözleri  
   Nefret Sözleri
   Sitem Sözleri
   Günaydin Sözleri
   Özlem Sözleri
  SOHBET ODALARI POPÜLERLiK ACIKLAMA
#Turkiye • • • • •

 Turkchat

#Hollanda • • •

 Yabancılarla chat

#Arkadasbul • • • • •

 Kız Arkadaşbul

#Oyun  • • •

 Yarişma Odasi

Takma isminiz :

   Evliya CELEBİ  Kimdir

Evliya Çelebi (1611 - 1682)

Asıl adı Derviş Mehmed Zillî olan Evliya Çelebi'dir 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Babası Derviş Mehmed Zillî, sarayda kuyumcubaşıydı. Evliya Çelebi'nin ailesi Kütahya'dan gelip İstanbul'un Unkapanı yöresine yerleşmişti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi. Musiki ile ilgilendi. Kuran'ı ezberleyerek "hafız" oldu. Enderuna alındı, dayısı Melek Ahmed Paşa'nın aracılığıyla Sultan IV. Murad'ın hizmetine girdi.

Evliya Çelebi Seyahatname’nin girişinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed'i gördüğünü, ondan "şefaat ya Resulallah" diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp "seyahat ya Resulallah" dediğini, bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz'in ona gönlünün uyarınca gezme, uzak ülkeleri görme imkanı verdiğini yazar.

Evliya Çelebi bu rüya üzerine 1635'te, önce İstanbul'u dolaşmaya, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı. 1640’larda Bursa, İzmit ve Trabzon’u gezdi, 1645'te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitti. Yakınlık kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katıldı.

1645'te Yanya'nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulundu.1646'da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa'nın muhasibi oldu. Doğu illerini, Azerbaycan'ın, Gürcistan'ın kimi bölgelerini gezdi. Bir ara Revan Hanı'na mektup götürüp getirmekle görevlendirildi, bu sebeple Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaştı. 1648'te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitti, üç yıl bölgeyi gezdi. 1651'den sonra Rumeli'yi dolaşmaya başladı, bir süre Sofya'da bulundu. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine, Selanik yörelerini gezdi.

Seyahatname

Evliya Çelebi 50 yılı kapsayan bir zaman dilimi içinde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapmıştır. Bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatıları içermez, araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar. Seyahatname'nin içerdiği konular, belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Üslup bakımından ele alındığında, Evliya Çelebi'nin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, özellikle divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığı görülür.

Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır, ağdalı bir biçimle ortaya konurdu. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, daha çok günlük konuşma diline yakın, kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcıdır, sürükleyicidir, yer yer eğlenceli ve alaycıdır. Evliya Çelebi gezdiği yerlerde gördüklerini, duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, onlara kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır. Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı yazma yönteminden kaynaklanır. Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlanmaz, geçmişle gelecek, şimdiki zamanla geçmiş iç içedir. Bu özellik anlatılan hikayelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur.

Evliya Çelebi belli bir süre içinde, özdeş zamanda geçen iki olayı, yerinde görmüş gibi anlatır, böylece zaman kavramını ortadan kaldırır. Seyahatname'de, yazarın gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken, başlı başına birer araştırma konusu olabilecek bilgiler, belgeler ortaya konur. Bunlar arasında öyküler, türküler, halk şiirleri, söylenceler, masal, mani, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, eğlence, inançlar, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutar.

Evliya Çelebi insanlara ilgili bilgiler yanında, yörenin evlerinden, cami, mescid, çeşme, han, saray, konak, hamam, kilise, manastır, kule, kale, sur, yol, havra gibi değişik yapılarından da söz eder. Bunların yapılış yıllarını, onarımlarını, yapanı, yaptıranı, onaranı anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan sözeder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırır. Seyahatname'nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına, çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerinden, ileri gelen kişilerinden, şairlerinden, oyuncularından, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir. Evliya Çelebi'nin eseri dil bakımından da önemlidir.

Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları, onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken orada kullanılan kelimelerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si çok ün kazanmasına rağmen, ilmi bakımdan, geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmamıştır.1682'de Mısır'dan dönerken yolda ya da İstanbul'da öldüğü sanılmaktadır.


  
Mustafa Kemal Ataturk
   Orhan Pamuk
   Mevlana
   Evliya Celebi
   Mehmet Akif Ersoy
   ibn-i Sina
   Piri Reis
   Nesreddin Hoca
   Yunus Emre
   Necip Fazıl Kısa Kürek
   Diğerleri...
  
Yemek Tarifleri
   Bebek isimleri
   Kalori Cetveli
   Güzellik
   Pratik Bilgiler
   Kahve Falı
   Diyet Listeleri
  Yazarlar
  Şiir Sözleri
  Turkçe
  Edebiyat
  Edebi Akımlar
  Edebiyat Sözlüğü
  Divan Edebiyatı
  Yazım Kuralları

  Sevgili Ne İster
  Sevgi Sözcükleri
  Kişilik Testleri
  Kız Tavlamanın Yolları
  Aşkın Kanunu
  Aşkın 50 Belirtisi
  Etkileyici Sözler
  Aşk Mesajları
  Aşk Nedir ?
  Güzel Sözler
  Aşk Reçetesi
  Kiskançlık Ve Aşk

  Manken Resimleri
  Bebek Resimleri
  Hayvan Resimleri
  Manzara Resimleri
  Araba Resimleri
  Çiçek Resimleri

  Birdiyar
  Üniversiteler
  Yeni Yıl Mesajları
  Hazır Mesajlar
  Ünlülerin Siteleri
  Bilmeceler
  İlginc Bilgiler
  İlginc Yazılar
  Dostnehri