Anasayfa  | Sohbet-Chat  | Videolar  | E-kartlar  | Şiirler  |  Arama   |  Kim kimdir  |  Hazır Mesajlar  |  itiraf Oku  |  Resimler | iletişim

   Sohbet-Chat
   Videolar
   E-Kartlar
   Canli TV
   Şiirler
   Ruya Tabirleri
   Şifalı Bitkiler
   Arkadas Ara
   Sevgililer Günü
   Arama
   Canlı Sohbet

   Hulya Avşar
   Banu Alkan
   Muazzez Ersoy
   Gülben Ergen
   Sibel Can
   Seda Sayan
   Muzazzez Abaci
   Ajda Pekkan

   Msn Avatarları
   Msn Smiles
   Msn Background
   Hareketli Smiles

   Aşk Hikayeleri
   Dostluk Hikayeleri
   Cocuk Hikayeleri
   Asker Hikayeleri
   Dini Hikayeler
   Sarhos Hikayeleri
   Gercek Hikayeler
   Diger Hikayeler

   Anneler Günü Sözleri
   Aşk Sevgi Sözleri
   DostLuk Sözleri
   Doğum Günü Sözleri
   Özür Dileme Sözleri
   Evlilık Kutlama Sözleri
   Ayrılık Ayrılma Sözleri
   Özlem Hasret Sözleri
   Bayram Sözleri
   Kandil Sözleri
   Kadir Gecesi Sözleri
   Hazir Cep Sözleri
   Anlamlı Sözler
   Ünlülerin Sözleri
   Arkadaş Sözleri
   Hazir Cep Sözleri
   Babalar Gün Sözleri
   Asker Sözleri
   Kardeş Sözleri  
   Nefret Sözleri
   Sitem Sözleri
   Günaydin Sözleri
   Özlem Sözleri
  SOHBET ODALARI POPÜLERLiK ACIKLAMA
#Turkiye • • • • •

 Turkchat

#Hollanda • • •

 Yabancılarla chat

#Arkadasbul • • • • •

 Kız Arkadaşbul

#Oyun  • • •

 Yarişma Odasi

Takma isminiz :

   İbn-i Sina Kimdir

İbn Sina (980 - 1037)

Felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve müzik gibi bilgi ve becerinin muhtelif alanlarında seçkinleşmiş olan, İbn Sînâ (980-1037) matematik alanında matematiksel terimlerin tanımları ve astronomi alanında ise duyarlı gözlemlerin yapılması konularıyla ilgilenmiştir. Astroloji ve simyaya itibar etmemiş, Dönüşüm Kuraminın doğru olup olmadığını yapmış olduğu deneylerle araştırmış ve doğru olmadığı sonucuna ulaşmıştır. İbn Sînâ'ya göre, her element sadece kendisine özgü niteliklere sahiptir ve dolayısıyla daha değersiz metallerden altın ve gümüş gibi daha değerli metallerin elde edilmesi mümkün değildir.

İbn Sînâ, mekanikle de ilgilenmiş ve bazı yönlerden Aristoteles'in hareket anlayışını eleştirmiştir; bilindiği gibi, Aristoteles, cismi hareket ettiren kuvvet ile cisim arasındaki temas ortadan kalktığında, cismin hareketini sürdürmesini sağlayan etmenin ortam, yani hava olduğunu söylüyor ve havaya biri cisme direnme ve diğeri cismi taşıma olmak üzere birbiriyle bağdaşmayacak iki görev yüklüyordu. İbn Sînâ bu çelişik durumu görmüş, yapmış olduğu gözlemler sırasında hava ile rüzgârın güçlerini karşılaştırmış ve Aristoteles'in haklı olabilmesi için havanın şiddetinin rüzgârın şiddetinden daha fazla olması gerektiği sonucuna varmıştır; oysa meselâ bir bir ağacın yakınından geçen bir ok, ağaca değmediği sürece, ağaçta ve yapraklarında en ufak bir kıpırdanma yaratmazken, rüzgar ağaçları sallamakta ve hatta kökünden kopartabilmektedir; öyleyse havanın şiddeti cisimleri taşımaya yeterli değildir.

İbn Sînâ'ya Aristoteles'in yanıldığını gösterdikten sonra, kuvvetle cisim arasında herhangi bir temas bulunmadığında hareketin kesintiye uğramamasının nedenini araştırmış ve bir nesneye kuvvet uygulandıktan sonra, kuvvetin etkisi ortadan kalksa bile nesnenin hareketini sürdürmesinin nedeninin, kasri meyil (güdümlenmiş eğim), yani nesneye kazandırılan hareket etme isteği olduğunu sonucuna varmıştır. Üstelik İbn Sînâ bu isteğin sürekli olduğuna inanmaktadır; yani ona göre, ister öze âit olsun ister olmasın, bir defa kazanıldı mı artık kaybolmaz. Bu yaklaşımıyla sonradan Newton'da son biçimine kavuşan eylemsizlik ilkesi'ne yaklaştığı anlaşılan İbn Sînâ, aynı zamanda nesnenin özelliğine göre kazandığı güdümlenmiş eğimin de değişik olacağını belirtmiştir. Meselâ elimize bir taş, bir demir ve bir mantar parçası alsak ve bunları aynı kuvvetle fırlatsak, her biri farklı uzaklıklara düşecek, ağır cismimler hafif cisimlere nispetle kuvvet kaynağından çok daha uzaklaşacaktır.

İbn Sînâ'nın bu çalışması oldukça önemlidir; çünkü 11. yüzyılda yaşayan bir kimse olmasına karşın, Yeniçağ Mekaniği'ne yaklaştığı görülmektedir. Onun bu düşünceleri, çeviriler yoluyla Batı'ya da geçmiş ve güdümlenmiş eğim terimi Batı'da impetus terimiyle karşılanmıştır.

İbn Sînâ, her şeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir, ancak, İbn Sînâ dendiğinde, onun adıyla özdeşleşmiş ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve Doğu ülkelerinde ise 19. yüzyılın başlarına kadar okunmuş ve kullanılmış olan el-Kânûn fî't-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. Beş kitaptan oluşan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab'ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab'ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab'ı patoloji, Dördüncü Kitab'ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve Beşinci Kitab'ı ise çeşitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

İslam tarihinde önemli adımların atıldığı bir dönemde bilim hususunda daha sonra gelişecek olan Avrupa biliminde de önemli etkileri olacak olan İbn Sina, geliştirdiği felsefeyle de daha sonraları bir çok İslam alimi tarafından da eleştirilmiştir.














 


  
Mustafa Kemal Ataturk
   Orhan Pamuk
   Mevlana
   Evliya Celebi
   Mehmet Akif Ersoy
   ibn-i Sina
   Piri Reis
   Nesreddin Hoca
   Yunus Emre
   Necip Fazıl Kısa Kürek
   Diğerleri...
  
Yemek Tarifleri
   Bebek isimleri
   Kalori Cetveli
   Güzellik
   Pratik Bilgiler
   Kahve Falı
   Diyet Listeleri
  Yazarlar
  Şiir Sözleri
  Turkçe
  Edebiyat
  Edebi Akımlar
  Edebiyat Sözlüğü
  Divan Edebiyatı
  Yazım Kuralları

  Sevgili Ne İster
  Sevgi Sözcükleri
  Kişilik Testleri
  Kız Tavlamanın Yolları
  Aşkın Kanunu
  Aşkın 50 Belirtisi
  Etkileyici Sözler
  Aşk Mesajları
  Aşk Nedir ?
  Güzel Sözler
  Aşk Reçetesi
  Kiskançlık Ve Aşk

  Manken Resimleri
  Bebek Resimleri
  Hayvan Resimleri
  Manzara Resimleri
  Araba Resimleri
  Çiçek Resimleri

  Birdiyar
  Üniversiteler
  Yeni Yıl Mesajları
  Hazır Mesajlar
  Ünlülerin Siteleri
  Bilmeceler
  İlginc Bilgiler
  İlginc Yazılar
  Dostnehri