|

 

Çağla Şikel kimdir, Çağla Şikel biyografi
Hem çok güzel hem de çok konusuyor. Ve ne çok konustugunun ne de çok güzel
oldugunun farkinda. 22 yasinda "feci iyi yakaladigina" inandigi yeni
iliskisinden çok memnun.
Cüzdaninda iki gazete kupürü. Birinci kupürdeki fotografta Çagla kafasinda
Türkiye güzeli taci, gülümsüyor. Ikinci kupürdeki fotograf onu ve Beyaz’i
gösteriyor. Küçük karede Beyaz, Çagla’yi öpüyor. Çagla yine gülümsüyor. Medyatik
çiftlerin asklari böyle.
Beyaz’i "Ona doyamiyorum" diyecek kadar çok seven Çagla gazetelere neredeyse her
gün haber olan askini, yine bu haberlerin kupürleriyle çantasinda sakliyor,
belki de böyle yaparak korumaya çalisiyor.
Konservatuarda bale egitimi alirken bir yandan da model olma düsleri kuruyor
muydunuz?
Hep balerin olacagim, diyordum. Saçim bale topuzu, ayagimda tozluklar, mayolarim;
pembe pembe dolasiyordum. Baska bir hayatim yoktu ve baska bir hayati da
düslemezdim. Selin (Toktay) bizim bir alt siniftaydi. Yeni fotomodellige
baslamisti. Bir gün kaslari yarim gelmisti. Hiç unutmam, "Ne kötüsün, nasil
yaparsin!" falan olmustum. Fotograflarini getiriyordu mesela, hiç böyle özenerek
bakmiyordum.
Balerinlik diye tutturmustum ama iste lise son sinifa dogru boyum 1.80’e
ulasmaya baslayinca hareketlerim agirlasmaya basladi. Herkes fildir fildir,
tikir tikir bale yaparken ben kollarimi bacaklarimi toparlayamaz oldum. Çok
hirsli bir insanim. Yaptigim isin en iyisini yapmak isterim. Balede en iyisi
olamayacagimi anladim. Biraktim.
Mankenlik ve baska neler yapmayi planliyorsunuz? Haber spikerligi mi oyunculuk
mu?
Henüz mankenligi birakmayi düsünmüyorum. Mankenligi kisa süreli bir meslek
olarak seçmedim. En az bir on sene yapmak isterim. O yüzden de kendime bakmam
gerekiyor. Oyunculuga gelince... Çok teklif geldi. Önce kabul etmek istemedim.
Çünkü ben manken-oyuncu-fotomedel Çagla sikel olmak istemedim. Mankensen
mankensin çünkü. Ben bu isi yapiyorum ve bu iste iyiyim. Ama öyle bir teklif
geldi ki dönülmez. Dönemedim. Erler Film’le anlastim. Çok profesyonel bir ekiple
Zehirli Çiçek’te 22 bölüm çektim.
Kendinizi seyredince ne hissettiniz?
Çok güldüm. Kendimle dalga geçtim. Niye böyle yapmisim falan oldum. Igrenç
yapmisim dedim. Ama son bölümde tüm bunlar minimuma inmisti. Kameraya yeni
isinmistim.
Ne teklif gelirse gelsin, ben Çagla sikel bunu asla yapmam" dediginiz bir konu
var mi?
Asla sarkici olamam herhalde. Yapamam. Piyano ve solfej egitimi almis olmama
ragmen yapmam. Benim ilerde yapmak istedigim küçük dans okulu açmak. Ve orada
koreograflik yapmak. Ugurkan Erez "Ben birakmak istiyorum, seni yetistirebilirim"
diyor. Ben de "Bayila bayila gelirim" diyorum. Koreografiye yatkin oldugumu
düsünüyorum.
Madonna mi Jennifer Lopez mi daha iyi dansçi?
Jennifer Lopez. Kizin tümünü çok begeniyorum. O teninin parlakligini seviyorum.
Kadin çok güzel dans ediyor. Latin ya, o sicaklik var yani kizda. Ben çok
severim tüm Latin danslarini.
Sizin de tipiniz melez. Nerelisiniz?
Babam Karsli. Azeri kökenliyim. Annem Adanali.
Eski sevgiliniz Bozok’la (Gören) ayrilma nedeniniz?
Çok güzel baslamisti, acayip böyle asik asik. Her günümüz beraber geçiyordu.
Emel’in klibinde tanistik. 20 yasindaydim. Çok küçüktüm. Benim ilk iliskimdi.
Iki buçuk senenin sonunda aramizdaki sevgi, saygi ve sefkat dökülmeye basladi.
Sevgiliden çok arkadas gibi mi oldunuz?
Fazla iç içe olduk. Arkadas olduk. Kötü bir iliski olmaya baslayinca bu alti-yedi
ay üsenmede kaldi. Hiç ayrilmayacakmisim gibi geliyordu bana. Içimdeki sevgi
bitse de.
"Tamam, bitti" demenizi saglayan neydi?
Benim biraz çocuk olmamdan kaynaklanan seylerden dolayi... Çok büyük hatalarim
oldu. Ama onun da oldu. Sayginin ne kadar önemli oldugunu bu iliski bittiginde
anladim.
Bir iliskinin nasil olmasi gerektigini mi ögrendiniz?
Beyaz’la iliskime basladigim anda anladim. Ya, iliskiler çok fazla hassasiyet
gerektiriyor. Ince düsünce, karsindakine cidden çok büyük bir saygi duyman
gerekiyor. Mesela, ben kiz arkadasimla konustugum gibi erkek arkadasimla
konusmamaliyim. Biraz olgun olmak lazim. Hanimefendi gibi. Ama Bozok acayip
çilgin biriydi.
Siz?
Ben de öyleydim.
Artik degil misiniz?
Çilginliklar yasandi ve bitti. Bozok’la içtik de, sabaha kadar da eglendik.
Bilmem ne de yaptik. Dozunu da kaçirdik. Her türlü seyin tadini çikardim. Bir
süre sonra bunlarin bos oldugunu, o kadar vicik vicik olmamasi gerektigini
ögrenince "Ne oluyor?" falan oldu Bozok.
Sonra hemen Beyaz’la mi birlikte olmaya basladiniz?
Üç ay sonra... Psikolojik olarak adapte olmaya çaliyorsun. Üzülüyorsun, kayip
gibi iki buçuk senenin her gününü geçirdigim bir insan gidiyor. Birbirimizi
özlemeden, sabahin köründen aksama kadar her gün birlikteydik.
Bu da mi bir hata?
Hata tabii. Birbirine doymaman lazim.
Beyaz da çok yogun çalistigi için ideal olani yakalamis mi oldunuz?
Feci yakaladik! Üçüncü aya giriyoruz. Hâlâ çok özlüyorum. Dün gördüm, ondan
önceki gün gördüm. Birlikte zamanlarimiz o kadar çok az ki... Yetmemesi çok
güzel. Ne görmeye, ne baska seye... doyamayacagiz.
Nasil sevgili oldunuz?
Birkaç yerde karsilasmistik ama benim o zaman sevgilim vardi. Ben sevgilim
varken baska kimseyi görmem. Onun programina da katilmistim. O zaman bana ilgisi
oldugunu simdi söyledi. Ankara’da, Baskent Moda Günleri’nde onun da programi
vardi benim de. Orada bütün gün beraberdik.
Nasil "o gözle baktiniz" Beyazit’a?
Masada oturuyoruz. Sürekli imza ve fotograf dagitiyor falan. Agzina bir lokma
atamiyor. Deniz Pulas dedi ki: "Iki dakika izin iste, sen de iki lokma bir sey
ye." Beyazit "Belki de bir daha hiç göremeyecekler. Niye onlari bu zevkten
mahrum edeyim?" dedi. Ben o anda yikildim. Bu sözlerinden acayip etkilendim. Çok
dokunakliydi. Çünkü böyle bir yasam tarzi olan bir insanin bu kadar
alçakgönüllü, mütevazi olmasi binde sifir bir ihtimal. Ben kendini begenmislige,
snobluga gelemem. O yüzden ondan ilk kez orada çok etkilendim.
Peki iki medyatik insan bir arada olmak çok zor degil mi?
Zor ama çok güzel çünkü Ates Hatti’nda olsun, sokakta olsun, insanlar Beyazit’i
gördügü zaman suratlarinda bir tebessüm oluyor. Kimse dönüp de kötü kötü
bakmiyor. Bagdat Caddesi tipleri bile gelip bize "Allah ayirmasin, kim bilir bu
kadar güzel ve yakisikli iki insanin çocuklari nasil olur?" diye soruyorlar.
Beyazit’a birinin ters baktigini görmedim. Bu mutluluk veriyor insana. Ama
sokakta rahat rahat dolasmiyorsun. Bu da kötü tarafi.
Bozok’la da, Yunan tanrisi ve tanriçasi gibi bir çifttiniz. simdi Beyaz’la da.
Herkes söylüyormus. Enteresan degil mi ideal bir güzelligin parçasi olmak?
Acaba nasil görünüyoruz, diye hiç düsünmedim. Kendimi disardan göremedigim için
insanlarin tepkileri beni bazen sasirtiyor. Çok yakistiriyorlar, çok
begeniyorlar. Ama Bozok’la yakismak yetmedi.
|